E-postalara dikkat!
Mektupları ne çabuk da unuttuk, halbuki onlar bizim için, birçok kişi için ne kadar da değerliydiler. Kartpostallar ne kadar da güzeldiler diyelim ki. Önce telefonlara/cep telefonlarına yenik düştüler; sonra e-postalara… E-posta (e-mail), internetin ve yaşamın vazgeçilmezi haline geldi. Önceden “Bak postacı geliyor” diyerek yolunu gözlerken mektupların; e-posta servislerinin yaygınlaşmasıyla beraber arkadaşlarımızdan gelecek “mail”leri beklemeye başladık. Sonra daha çok reklam içerikli, “spam” dedikleri postalarla tanıştık, pek sevmedik onları; birçok kişi bıktı bunlardan, “spam savar”lar ve e-posta servislerinin spam algılama sistemleri sayesinde biraz da olsa rahatladık.
İlk zamanlar, belki de yaygın olmadığı için heyecanla karşılanıyordu e-postalar, ve gönderilen mesajlara daha çok dikkat ediliyordu, aynı mektuptaki gibi. Sonra yaygınlaştıkça elektronik postalar, sıradanlaştı; eskisi gibi dikkat ederek, özen göstererek yazmıyoruz artık. Halbuki e-postayı sadece bir sanal iletişim aracı olarak görüp önemsememek yanlış bence. Sonuçta her yerde olduğu gibi e-posta gönderip-almada da belli kurallar olmalı, karşımızdakinin insan olduğunu unutmamalıyız. İnternette bu şekilde kurallar Netiquette (ağ görgü kuralları) şeklinde biliniyor, hatta bu kuralların anlatıldığı bir site de var.
Birçoğumuzun bildiği ama genelde uygulamadığımız basit kurallara bir örnek; karşımızdakinin insan olduğunu unutmamak, normal hayattaki gibi saygılı olup, anlatacaklarımızı anlaşılabilir ve sade bir şekilde anlatmak. Anlaşılmak, daha kolay iletişim kurmak için düşünerek cümlelerimizi kurmamız, doğru imla ve gramerle yazmamız oldukça gerekli. Bunun için de biraz özen göstermek gerekiyor sanırım.
E-posta gönderdiğimiz kişinin sürekli internet başında olduğunu düşünüyor ve mesajlarımıza hemen cevap vermesini bekliyoruz bazen. Bu da yanlış bir düşünce tabi.
Bunlara benzer, basit gibi görünen kuralları uygulayabilsek çok daha sağlıklı iletişim imkanımız olmuş olur.
Ve forward e-postalar… Bu şekilde, bir mesajı birçok arkadaşımıza iletebiliyoruz. Bize gelen bir mesajı toplu olarak kişi listemizdeki herkese gönderebiliyoruz. Gönderdiğimiz kişiler de aynı şekilde başkalarına iletiyor, ve bu bir zincir gibi devam ediyor. Bu şekilde e-posta gönderirken de dikkat etmemiz gereken şeyler var:
- Her ne kadar biz iyi niyetli olarak göndersek de mesajları, “forward” mailleri de spam amaçlı kullananlar çok oluyor maalesef. O yüzden bize forward olarak gelen e-postaları aynen iletmeden önce biraz düşünelim.
- “Kan aranıyor, çocuğumuz hasta; bu mesajı gönderebildiğiniz kadar kişiye gönderin” şeklinde istismara çok açık olan postalara itibar göstermemeliyiz.
- Kaynağı belli olmayan, belli bir kişi ya da görüş aleyhine yazılar/sunumlar vs. içeren postalardaki konuyu/kaynağı araştırmadan, gerçekliğinden emin olmadan başkasına göndermemeliyiz.
- Bize gelen e-posta’yı forward şeklinde aynen iletince adres satırındaki tüm adresler de iletilmiş oluyor. Bu adresleri ve mesajdaki diğer gereksiz kısımları temizleyip o şekilde göndermeliyiz.
- >> şeklindeki karakterleri silmek ve Türkçe karakter diye tabir edilen ve e-posta servislerinin karakter kodlaması farklılığından dolayı bozulmuş olan karakterleri düzeltmek için tavsiye edebileceğim bir site var: Türkçe Karakter.
- Ve toplu e-posta gönderimlerinde uymamız gereken önemli bir kural daha: Adresleri to: kısmına değil, bcc: kısmına yazıp; to: kısmına kendi adresimizi yazarsak, gönderdiğimiz kişiler diğer adresleri göremezler. Böylece zincirleme dağılması muhtemel iletilerde arkadaşlarımızın adresleri gönderilmemiş olur. Bu adresleri spam amaçlı olarak kopyalayanlar için bir önlem de olabilir aynı zamanda.
- Son olarak; bankadan gönderilmiş gibi gösterilen ve kredi kartı şifresini göndermemizi isteyen, gönderilen postayı belli sayıda kişiye iletmediğimiz zaman msn messenger’ın iptal olacağını söyleyen, servetini bizimle paylaşmak istediğini anlatan insanların gönderdiği postalara sanırım artık inanan kimse kalmamıştır.
Not: Katkılarından dolayı Cemal Haki’ye teşekkürler.
Yazar: Hasan Karaboğa | Tarih: 07 Temmuz 2006 @ 18:26 | Kategori: İnternet Yorumlar RSS | Geri izleme | Yorum yapın
08 Temmuz 2006, 22:23 tarihinde kokopelli şöyle demiş:
bir sanat sitesine üye olmuştum. sonra bi baktım ki cinler sitesinden davetiye gelmiş mail adresime!!! nerden peki? işte o sanat sitesinden
vay halimize eğer ki mailimiz yanlış kişilerin eline düşerse. bide onu paylaşmazlar mı reklam için. çok kötü…
08 Temmuz 2006, 23:56 tarihinde hasan şöyle demiş:
Çok dikkat etmeliyiz diyeceğim ama, e-posta adresimizin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi için o kadar çok yol var ki.
Tanımadığımız ve güvenmediğimiz sitelerde pek kullanmadığımız bir adresimizi kullanabiliriz tedbir olarak;
ama sanat sitesinin güvenilmez olduğunu nasıl anlarız, bilmiyorum.