İnternet çöplük olmasın!
Başlık “Türkiye çöl olmasın” benzeri bir slogan gibi oldu. Türkiye’nin çöl olması kadar önemli bir konu mudur bilmem ama, internetin çöplük olma yönünde ilerlemesi beni rahatsız ediyor açıkçası. Kopya bilgiler, kopya fikirler… Her gün, sayısız gelişmenin yaşandığı bu “sanal” alemde farklı şeyler de öğrensem, farklı olmayan şeyleri de görmek üzüyor beni. Çok mu karamsarım? Bilmiyorum, belki de… Ama internet kullanıcıları artık daha bilinçli seçim yapıyor, farklı orijinal fikirler bekliyor. Evet, seçim özgürlüğümüz var, beğenmediğimiz bir siteyi ziyaret etmeyerek bu özgürlüğümüzü kullanabiliriz. Ama bu internetin bilgi çöplüğü olmaya doğru ilerlemesini engellemiyor maalesef.
En azından kendi üzerimize düşeni yapıp, sitelerimizi işe yarar halde hazırlayıp sunarak bu gidişe dur denilmesine küçük bir katkıda bulunabiliriz, bence. Ben internet seyrimde karşıma çıkan siteleri 4′e ayırırım (tamamen kişiseldir, yarın değişebilir
) Normal siteler, forumlar, web 2.0 ve bloglar)
Normal siteler:
En kapsamlı olanlar bunlardır; şirket siteleri, alışveriş siteleri, portallar, kişisel siteler, bilgi kaynakları gibi siteler bu kategoriye girer benim kafamdaki kategorizasyonda. Bu tür sitelerin çok alternatifleri vardır, ve internetin çöplük olmasını en çok etkileyen kategoridir bana göre. Farklılık çok önemlidir bu noktada tabi ki.
Alışveriş siteleri diyelim ki. Yeni yeni, birçok alışveriş sitesi açılır, e-ticaret siteleri… Yeni bir alışveriş sitesi açmadan önce düşünmek gerekir bence, diğerlerinden ne farkı olacak, kullanıcılar niye ziyaret etsinler sitemizi, niye alışveriş yapsınlar açacağımız alışveriş sitesinden. Bizim de bir alışveriş sitemiz olsun diye mi açıyoruz, sıradan bir site; yoksa getirdiği bir yenilik, kullanıcılarına sunacağı kolaylıklar olacak mı?
Diğer normal siteler için de aynı şeyleri söylemek mümkün, yani amacımız “iş olsun, sitemiz olsun” olmamalı bence.
Forumlar:
Forumlar doğru kullanılsa aslında, çok önemli bilgi kaynakları oluyorlar. Fakat günümüzde forumların çok azı başarılı olabiliyor. Aynı konular, aynı sorular/sorunlar, +1 tarzı işe yaramayan cevaplar… Bu şekilde forumlar da çöplük oluyor maalesef.
Bir portal sitesinin kullanıcılarının iletişimini daha iyi sağlamak için forum açmasını mantıklı bulurum ama, sıfırdan sadece forum içeren bir site açmadan düşünmeliyiz bence. Bu foruma gerçekten ihtiyaç var mı? Her telden 80-90 farklı kategorinin bulunduğu bir forum açıp; “Forumun içinde her şey var, niye kimse gelmiyor, ben nerede yanlış yaptım?” demek yerine, forum açmadan önce iyi düşünmeliyiz; sadece forumdan oluşan bir site ya da forum ağırlıklı bir site olacaksa, bunun belli bir konu üzerine yoğunlaşmasını sağlamalıyız.
Şehir, memleket forumları, linux, windows, macintosh forumu, hayvan severler forumu gibi.
Web 2.0:
Bu kategori hakkında anlatacak çok şey var aslında, kısaca söylemek gerekirse “kullanıcı merkezli” siteler. Yani kullanıcıların söz sahibi olduğu, yönettiği, bir şeyler kattığı siteler. Yeni nesil internet uygulamaları ile bu sağlanabiliyor, mesela kullanıcı sayfa içeriğini yönetebiliyor. Wikiler gibi, başlangıç sayfaları gibi…
Normal siteler dediğim siteler de “kullanıcı merkezli” olabiliyorlarsa, aslında onlar da web 2.0 kategorisinde sayılabilirler. ![]()
Bloglar:
Bloglar için de söylenebilecek çok şey var, benim en çok önem verdiğim siteler bu sıralar bloglar. Blogların internet hayatımıza kattıkları çok şey var. Belki -tecrübeli olmasam da- blog yazarı olduğum için duygusal düşünüyorumdur, bilmiyorum. Ama zaten bu yazı da bir blog yazısı, blog yazılarının en önemli özelliklerinden biridir, kişisel olması, resmi olmaması, duygusal olması. ![]()
Güncel olayları bloglar sayesinde samimi bir hava ile takip edebiliyoruz, yeni şeyler öğreniyoruz, yorum yaparak katkıda bulunabiliyoruz. Samimi havayı genel olarak bloglarda görmek mümkün, blog sahipleri kendi aralarında “blogroll” denilen blog listeleri ile birbirlerine destek olurlar, ya da blogkardeşliği…
Bloglamak için tasarım bilgisine sahip olmak da ilk şart değildir, hazır servisler ve hazır temalar kullanarak da blog yazarı olunabilir. Bunun sonucunda bence yakın gelecekte yeni yazarların keşfedilmesine de sebep olacaktır blog ekosistemi.
Bazı şeyler değişmelidir ama blog dünyasında da. Kategorizasyon sağlanmalıdır diyelim ki. Bu fikri Acemi Blogcudan kapmıştım; yani bloglar salt kişisel günlükler şeklinde olmamalılar. Farklı konularda farklı bloglar olmalı.
Evet, farklı kategorilerde de hoş bloglar var ama bence yeterli seviyede değil. İyi bir Photoshop kullanıcısı tecrübelerini blogu ile aktarmış olsa, ya da bir gezgin (internet gezgini değil) gezdiği yerleri günlük şeklinde aktarmış olsa. Bu konularda belki bloglar var, bilmiyorum; demek istediğim birçok farklı konuda ilgi alanı olan insanlar var ve ilgi alanları hakkında “bloglamış” olsalar hoş olur, güzel olur, ilginç olur. Farklı şeyler daha çok olacağı için internetin çöplük olmasına katkımız olmamış olur bloggerlar olarak. ![]()
Bir de bence bloggerlar olarak hit kaygımız olmamalı, daha doğrusu ilk amacımız ziyaretçi sayısının fazla olması olmamalı. Evet yazıyorsak okunmasını istiyoruz. İstemesek bir tane not defteri şeklinde günlük alırdık; ya da bilgisayarımızı kullanırdık, günlük tutmak için bir sürü yazılım var.
Zaten iyi bir içerik olunca ziyaretçi er ya da geç gelir.
Bence önem vermemiz gereken asıl konu “returning visitor” denilen geri gelen ziyaretçi oranı. Bu oran ne kadar fazlaysa site o kadar faydalıdır demektir bence.
Bloglarda nadiren yanlış yapılan bir şey de çok uzun yazılardır belki, bu yazıda olduğu gibi… Sonuna gelmek zordur. ![]()
Not: Bu yazıdaki fikirler genelde kişisel görüşlerdir, uzman görüşleri için tavsiye edebileceğim bir blog, Gaxxi geliştiricilerinin blogudur. Bu, şu ve o linklerinden bu konular hakkında ayrıntılı bilgi alınabilir. ![]()
Yazar: Hasan Karaboğa | Tarih: 19 Mayıs 2006 @ 15:29 | Kategori: İnternet Yorumlar RSS | Geri izleme | Yorum yapın
19 Mayıs 2006, 17:55 tarihinde h-yaman şöyle demiş:
%100 katılıyorum buna.Kesinlikle şu anda internet çöplük olma yolunda gidiyor.dediğin gibi forumlar artık bir yazı çöplüğü haline geldi.Mesela her forumda hack, msn şifresi alma, mp3, adult ve buna benzer birkaç başlık bulunuyor.Forum bu değildir forumculuk bu değildir.Forum senin de üzerinde durduğun gibi bir konu üzerinde yoğunlaşmalı.Amacı olmalı.Mesela Yakuter Wordpress Destek Forumu.Bunun gibi olmalı.Yani bir konu üstünde insanlara yardım etmeli.Ve insanlar buradan birşeyler kapabilmeli.Diğerlerine baktığımda (buna bazı dergi siteleri de dahil) hep aynı şeyler.Hiçbir bilgi yok.Ticari sitelere gelince zaten bunların amacı sadece para kazanmak.Doğal olarak A kişisi ne yaparsa B kişisi de e-ticaret sitesinde aynısını yapıyor.Yani bir yenilikçilik değil de taklitçilik yoluna gidiliyor.Bu da kaliteyi düşürüyor.Bloglar ise şu anda belki de sanal alemin en çok kullanılan kelimesi.Blogcular diğer kişilerle herşeylerini paylaşabiliyorlar bu sitelerde.Ancak bazı arkadaşlar olayı çok abartıp küfüre veya başka şeylere kadar götürüyor.İşte bunu yaptığı zaman “blog” anlayışına ters düşüyor.Ha hiç mi argo kullanılmaz kullanılır ama seviyeli olunur.Neyse kafamın kayışı koptu daha yazsam yazarım ama senin alanın yetmez
.En iyisi bununla ilgili bir makale de ben yazayım.Bunu dile getirdiğin için çok sağol.
20 Mayıs 2006, 14:12 tarihinde Seyhan şöyle demiş:
Forumlarla ilgili ben de blogu ilk açtığımda birşeyler yazmıştım; kendi alanım olan müzik forumları hakkındaydı tabi benim yazdıklarım. Zamanında adsl’e geçmenin verdiği açgözlülükle ne bulduysak üye olmuştuk; hayatı forum olmuş insanlar tanıdım, böye her başlıkta mesajı olması gerekli gibi takıntıları olan kişiler vs Arkama bakmadan kaçtım tabi
) Bir aralar Macintosh hastalığımla ilgili birşeyler yazmak istedim ama o konuda devler vardı zaten, sus otur yerine dedim 
Bloglara gelince ben de çöpmüyüm acaba diye çok düşündüğüm olmuştur; Türk blog dizinlerini araştırdım, sadece konser kavramıyla ilgili olan blog göremedim. Arada kişisel yazılar yazmakla beraber büyük ağırlık müzik ve organizasyonlarla ilgili blogumda. İşe yarıyorumdur umarım (İstatistikler de güzel hani
İnternetteki en büyük çöplüğü bence spam blogları ve siteleri oluşturuyor. Sadece birbirine yönlendirme yapan milyonlarca site var, onlardan kurtulmanın bir yolu da yok bence şu anda. Blogger’da sırf “next blog” linkine tıklayarak yüze yakın spam blogu not etmiştim. Üstelik bunlar çeşitli scriptlerle Flag Blog gibi linkleri maskeliyor, blogu bildirmenizi önlüyorlar..
20 Mayıs 2006, 14:58 tarihinde hasan şöyle demiş:
O yazılarını okudum, ben müzik forumlarına pek uğramazdım; demek ki her yerde aynı.
Bilmiyorum nasıl düzelebilir, “eğitim şart” mı demek lazım, kaçmak mı lazım, “İnşallah düzelir” gibi temenni ifadelerinde mi bulunmak lazım… Bilmiyorum.
Bloglar konusunda, dediğim gibi kişisel bloglardan ziyade farklı konularda farklı bloglar olsa daha hoş olur. Konserci de alanında tek herhalde,
çöp filan değil bence; aksine gerekli, daha da başarılar
Siteler için kendimize şöyle küçük bir test yapalım:
Her gün kesin uğradığımız bir site var, çok popüler diyelim ki.
Yarın kapanıyor bu site deseler, ne düşünürüz?
A-) Aynı işi gören falanca site var, ona girerim artık mı deriz?
B-) Eksikliğini hisseder, üzülür müyüz?
Eğer cevabımız B ise, o site başarılı olmuş demektir. Bize kattığı farklı bir şeyler var demektir;
benzer siteler var gibi görünse de, o site farklı demektir, eşsiz demektir.
Aynı testi günlük hayatta da uygulayabiliriz tabi ki, diyelim ki her gün alışveriş yaptığımız bir bakkal/market kapanmış olsa ne düşünürüz?
—
İlgi alanlarına göre bloglar artarsa, blogların gücü daha da ortaya çıkacaktır.
Spam bloglar, Türkiye’de pek yok değil mi; umarım hiç olmaz.
Kişisel bloglara da karşı değilim elbette, farklı havaları oluyor. Benim bundan önceki blog öyleydi diyelim ki, çok severdim aslında.
06 Haziran 2006, 16:11 tarihinde Tekno Seyir » Blog Archive » Teknoloji kimin umurunda? şöyle demiş:
[…] Önceki Yazı:« İnternet çöplük olmasın! Mayıs23 […]
05 Ekim 2006, 20:33 tarihinde phpahmet şöyle demiş:
Haklısın KArdeşim
08 Kasım 2007, 23:45 tarihinde hazal şöyle demiş:
hepiniz haklı bence kesinlikle bende katılıyorum