Reklam alır mıydınız?

Reklamcılık, pazarlama ve müşteri hizmetleri ilişkisi nasıl olmalı acaba? Şirketler insan ilişkilerine ne kadar önem veriyorlar ve ne kadar önem vermeliler? Bence müşteri hizmetleri sadece çıkar gayeli olmamalı, aynı zamanda insana verilen değerin de bir gereği olmalı. Sıkça karşılaştığımız bir sorun aslında, aldığımız bir mal ya da hizmetin desteğinin doğru düzgün verilmemesi. Daha önce de anlatmıştım, bazı şirketlerin belli yerlere şikayet edilince müşteri hizmetlerini hatırlamaları çok üzücü.

Tekno Seyir için reklam almayı şu an için pek düşünmüyordum, ama birkaç gün önce yeni ve popüler bir firmadan reklam almaya karar verdim. Reklamın görünmesi için gerekli kodları siteye yerleştirmeye çalıştım başarılı olamadım. Reklam veren firmanın müşteri hizmetlerine destek mesajı attım, cevap gelmedi. Bir arkadaşın yardımıyla reklamı yerleştirmeyi başardım, bu durumu da bildirdim; yine cevap gelmedi.

Şirkete güvenim pek kalmadı açıkçası, reklam ortaklığından çıkmak istediğimi anlatan bir mesaj atacaktım ki, bir posta geldi. “Siteniz kriterlerimize uygun değil, üyeliğiniz iptal edildi” diyordu. :) Ve uygun bulunmama sebepleri olarak gösterilen maddeler de beni çok güldürdü açıkçası. Sitenin herhangi bir içerik sunmaması, genel teamüller ile uyumlu olmayan içeriğe sahip olması gibi doğru olması mümkün olmayan maddelerdi bunlar, tek tek cevap verdim hepsine.

İşin benim için ilginç olan bir diğer yanı bu maddelerin ve postanın otomatik olarak gönderilmesi. Çünkü “bu maddelerden birine veya birkaçına uymaması” deniyordu. Müşterilerine ayrı ayrı değer vermek yerine toptan belirli bir mesajı göndermeleri çok manidar bence.

Başka, zıt bir örnek: Şu an bu sitenin de barındığı Dream Host için bazı eleştiriler oluyor, performans açısından. Ben genel olarak memnunum, özellikle müşteri hizmetleri konusunda. İlk kez destek mesajı gönderdiğimde 15 dakika sonra cevap gelmişti. “Everything is broken, people are dying” (Türkçesi her şey bozuldu, durum vahim, insanlar ölüyor gibi olması lazım) seçeneği vardı, onu işaretlediğim için bu kadar kısa sürede cevap gelmiş olabilir belki ama, normalde de 3-4 saat içinde cevap geliyor. Ve sonra “Bu cevaptan memnun kaldınız mı?” diye soruyorlar, istersek cevaplıyoruz, bu da güzel bir ayrıntı.

Sadece iki örnekle bu olayı anlatmak zor tabi, herkesin kendine göre deneyimleri vardır; birçoğumuz bu tür olayları sık sık yaşarız. Eğer işimiz pazarlama ise, insan ilişkilerimiz güçlü olmalı; insan merkezli düşünmeyi bilmeliyiz. Müşterilere “bugün gelen, yarın gidecek müşteriler” gözüyle değil insan gözüyle bakmalıyız öncelikle. Bu konularda okunması, takip edilmesi gereken Türkçe bloglar var: Altı Üstü Tasarım, Marketing Post, Farketing, A. Selim Tuncer, Fikir Atölyesi, Arda Kutsal, Elmaaltshift gibi.

Okumak, analiz etmek… Yeni şeyler keşfetmek, yaptığımız yanlışları düzeltmek için…

Bu arada bu yazının başlığına cevabım: “Şimdilik kalsın; biraz daha bekleyip, araştırıp sonra tekrar düşünürüm” olacak. :)

Yazar: Hasan Karaboğa | Tarih: 24 Haziran 2006 @ 00:54 | Kategori: İnternet Yorumlar RSS | Geri izleme | Yorum yapın

Yorum Yok

Bu konu hakkında fikriniz varsa çekinmeyin, paylaşın.

Yorum Yapın

Lütfen yorumlarınız Türkçe yazım ve imla kurallarına uygun olsun.